ana sayfa
proje hakkında
taranan gazeteler
nefret söylemi
forum
linkler
iletişim
english
         
nefret söylemi türleri
abarta hedef göstermme iftira hedef gösterme, Küfür / Hakaret / Aşağılama- Abartma / Yükleme / Çarpıtma bağlantı yoluyla suçlama tehdit etme abartma/çarpitma/yükleme hedef gösterme ırkçılık aşağılama/hakaret,simgeleştirme tehdit etmek doğal kimlik öğesini aşağılama unsuru olarak kullanma aşağılama,hedef gösterme
haber bildirmek istiyorum
Haftalik e-bültene üye olmak için
  bizim seçtiklerimiz  
 
Bu nasıl mahalle baskısı?
 04.02.2011


Hıncal Uluç

Günde 3 kadının önemli bölümünün –namus- adı altında öldürüldüğü Türkiye’de, köşe yazarı Hıncal Uluç, Defne Joy Foster’ın ölümü üzerine yazdığı yazısında, kadın cinayetlerine ortak olan dili kullanmaktan çekinmemiş, -Su testisi, su yolunda kınldı- ifadesi ile okurlarını da etkilemeye çalışmıştır. Cinsiyetçi bir bakış açısı ile kadına yönelik ayrımcılığın en bariz örneklerinden olan bu yazı açık bir şiddeti içermektetir.

Sayfa: 17  Etiketler: aşağılama, düşmanlık, Hakaret,

 

Yazara Mesaj Gönder
yorumlar [toplam 1 yorum] yorum yaz
Benazir Coşkun     10.02.2011 16:45:07
Defne Joy Fosterın ölümü üzerine;

Defne Joy Fosterın ani ölümü üzerine medyada pek çok haber yayımlı, tartışıldı. Bu haberlerin pek çoğu Defne J. Fosterın kişiliği, ölüm sebebi üzerine yoğunlaşırken, bazıları ise ölümün şeklinden ziyade nerede ve kiminle yaşığına dikkat çekmeye çalıştı. İkinci grup medya tavrı açısından Hıncal Uluçun çok tartışmalı yazısı, bu güruhun düşüncelerini bizlere anlatmaktadır. Çünkü Uluç bağlı bulunduğu grubun ortak tavrı olduğu üzere, ne Defnenin kendisiyle ne de ölmesiyle ilgileniyordu. İlgilenilen merkez tema evli-barklı bir kadının üstelik 18 aylık bebeği olan bir kadının, o gece kendi evinde değil de , yabancı bir erkeğin evinde olmasıydı. Böylelikle köşe yazısında Hıncal Uluç öncelikle evliliği tanımlıyor, daha sonra bunu toplumsal ahlak kavramı üzerinden kendine destekli argüman olarak sunuyordu. Üstelik bu satırları yazarken, ilişkinin durumunu hiç bilmediğini, keratasına sorarak belirtiyordu. İşte bu tanımlama şu iki açıdan önem taşımaktadır. Birincisi Hıncal Uluç hiç bilmediği bir konu hakkında, üstelik suçladığı taraf ölmüş olmasına rağmen, çok önemsediği namus-aile kavramı üzerine ahkam kesebiliyordu. Tabi bunu yaparken, o gece Defnenin yanında bulunan kişi için kullığı kerata kavramı, bir tarafı ahlaksız ilan edilip, diğer tarafın sevimli-suçsuz hale getirilerek temizlendiğini ve yazının sexist sınırlarını da bizlere göstermektedir. Hıncal Uluç Defne Joy Fosterın ölümünü su testisi su yolunda kırıldı diyerek suç-ceza ilişkisi dahilinde ele almış, erkek tarafına toz kondurmazken, bu durumda kadın için ölümü neredeyse mübah saymıştır. Kendi tikel düşünceleri üzerinden olması gereken aile ve kadın tarifini yaparak, aşka da tanımlamalar getirmiştir, dokunulunca kirlenen aşk tanımlaması.
Kısacası yazı başından sonuna kadar, brotherhood kavramı etrafında şekillenmiş, ataerkil sistemin temel felsefesini ve kadının yerini kalın kırmızı çizgilerle belirlemiştir. Ve üzgün olarak görmekteyiz ki, bu yerde kadın ölü halde bile özne olamamakta, son bulan hayatı arkasında bıraktığı erkekler üzerinden şekillenmektedir. Hıncal Uluç bu yazısıyla, cinsiyetçi yaklaşıma sağlam örnek oluşturan köşe yazıları arasında kendine sağlam ve başarılı bir yer edinmiştir.
 
     
Bu proje Friedrich Naumann Vakfı ve MYMEDIA/Niras tarafından desteklenmektedir. Sitede yer alan görüşler, destekçilerin görüşlerini yansıtmamaktadır.       destekleyen kurumlar
  powered by sinaps iletisim   Hrant Dink Vakfı © 2011. Tüm hakları saklıdır.