ana sayfa
proje hakkında
taranan gazeteler
nefret söylemi
forum
linkler
iletişim
english
         
nefret söylemi türleri
cinsiyetçilik olumsuzlama yok sayma halklar arası düşmanlığı körükleme Düşmanlık/ Savaş söylemi damgalama yabancı düşmanlığı Savaş Söylemi / Doğal kimlik öğesini aşağılama unsuru olarak kullanma çarpıtma,aşağılama önyargıları pekiştirme yaş ayrımcılığı ayrımcı söylem özcülük şiddeti meşrulaştırmak
haber bildirmek istiyorum
Haftalik e-bültene üye olmak için
  bizim seçtiklerimiz  
 
HAİN İMZACILAR ERMENİ AŞIĞI ÇIKTI
 16.01.2016


Faruk Arslan

Yeni Akit’in “HAİN İMZACILAR ERMENİ AŞIĞI ÇIKTI” başlıklı manşeti, ‘Barış İçin Akademisyenler’ inisiyatifinin 10 Ocak tarihinde yayımladığı “Bu suça ortak olmayacağız” isimli bildirisine imza atan akademisyenleri konu alıyor. Bu akademisyenlerden bir kısmının “1915'te Osmanlı Ermenileri'nin maruz kaldığı Büyük Felâket” ile ilgili 2008’deki ‘Özür Diliyorum’ kampanyasına destek verdiğini belirten Yeni Akit, bu isimleri tek tek resimleriyle deşifre ederek “Ermeni aşığı” olmakla suçluyor. Faruk Arslan imzalı haberde, “Terör örgütü PKK'yı dağlardan kazıyan, şehirlerde de silinme noktasına getiren güvenlik güçlerimizi; imza attıkları ihanet bildirisiyle hedef alan karanlık akademisyenlerin bir yanı PKK, bir yanı ASALA. Hain bildiriye imza atan sözde aydınlardan 35'i aynı zamanda Türklerin Ermenileri katlettiği yalanına da imza atıp özür dilemişti” ifadeleriyle barış talebinde bulunan akademisyenlerin, PKK ve ASALA’yla işbirliği yaptıkları ima edilerek Türkiye’ye ihanet ettikleri öne sürülüyor. Haberde, sık sık “hain” olarak nitelenen akademisyenlerin “Ermeni yalanlarına” sözcülük yaptıkları dile getiriliyor. Türkiye’de bir grup insanı ve siyasi duruşlarını ötekileştirmek, düşmanlaştırmak için medyada sık sık kullanılan yöntemlerden biri de bu insanları bir şekilde Ermenilerle ilişkilendirmek. Bu şekilde, hem yıllar içinde Türkiye kamuoyunun hafızasında bir nefret unsuru olarak tekrar tekrar üretilen Ermeni kimliği bir kez daha düşmanlaştırılırken, bir yandan da onlarla dayanışma gösteren bireyler, tam da gösterdikleri dayanışma nedeniyle, şeytanlaştırılıp hedef konumuna yerleştiriliyorlar. Böylece Ermeniler, uzak durulması gereken ‘tehlikeli’ unsurlar olarak etiketleniyorlar ve kendileriyle hiç alakalı olmayan durumlarda bile toplumdaki anlaşmazlık ve çatışmaların arkasında aranması gereken ‘gizli düşmanlar’ olarak hafızalara yerleştiriliyorlar. Bu şekilde “Ermeni aşığı” ifadesi bile bir aşağılama unsuru olarak kullanılarak barış isteyen akademisyenleri karalamada bir araç olabiliyor.

Sayfa: 1-12  Etiketler: düşmanlaştırma, hedef gösterme, ötekileştirme, simgeleştirme,

 

Yazara Mesaj Gönder
yorumlar [toplam 0 yorum] yorum yaz
henüz yorum yazılmamış.
 
     
Bu proje Friedrich Naumann Vakfı ve MYMEDIA/Niras tarafından desteklenmektedir. Sitede yer alan görüşler, destekçilerin görüşlerini yansıtmamaktadır.       destekleyen kurumlar
  powered by sinaps iletisim   Hrant Dink Vakfı © 2011. Tüm hakları saklıdır.