ana sayfa
proje hakkında
taranan gazeteler
nefret söylemi
forum
linkler
iletişim
english
         
nefret söylemi türleri
cinsiyetçi toplumsal ön yargıların pekiştirilmesi hedef gösterme, düşamnlık/savaş söylemi cinsiyet ayrımcılığı küfür simgeleştirme. düşmanlık,çarpıtma halklar arasındaki düşmanlığı körükleme hakaret,aşağılama,düşmanlık hakaret,aşağılama düsmanlik söylemi carpitma halklar arası düşmanlık üretme ikincileştirme
haber bildirmek istiyorum
Haftalik e-bültene üye olmak için
  bizim seçtiklerimiz  
 
Hiçbir Kadının Fâhişe Kıyafetiyle Gezmeye Hakkı Yoktur
Vahdet 02.02.2016


Mehmet Şevket Eygi

Mehmet Şevket Eygi köşesinde, geçtiğimiz günlerde Bağdat Caddesi’nde bir genç kadının silah zoruyla tecavüze uğraması olayı üzerinden toplumdaki “ahlak düşüklüğünü” masaya yatırıyor ve tecavüz gibi suçların bu kadar yaygın olmasının sebebi olarak “ahlaksız medya”yı ve kadınları gösteriyor. Eygi, “Müstehcen yayınlar bazılarını çıldırtmakta ve suç işlemelerine sebep olmaktadır” sözleriyle medyanın erkekleri tecavüze teşvik ettiğini iddia ediyor. Eygi ayrıca, “Bazı kadınların ve kızların, bazı erkekleri delirtecek, çıldırtacak, kudurtacak tarzda seksî ve şehevî kıyafetlerle dolaşmalarının tecavüz vak'alarını çoğalttığı inkâr edilemez bir gerçektir” ifadeleriyle ise tecavüzün ve cinsel saldırının gerekçesi olarak kadınların giyinme biçimlerini, yani bizzat kendilerini gösterirken tecavüzü bir nevi gerekçelendirip meşrulaştırıyor. İsim vermeden Münevver Karabulut cinayetine de değinen yazar, Karabulut’un vahşi bir şekilde öldürülmesinde de suçun “dekolte bir kıyafetle yabancı bir erkeğin evine gitmiş” dediği Karabulut’ta ve ailesinde aranması gerektiğini söylüyor. Yazar, kadının bedeni, gülüşü, konuşması, kıyafeti, kısacası her şeyi üzerinde söz söyleme hakkını kendinde gören ve belirlediği dini ve ahlaki normlar içinde hareket etmeyen kadınları ötekileştiren eril zihniyeti ise şu sözlerle açık bir şekilde ortaya koyuyor: “Hiçbir namuslu kadın ve kızın sokaklarda meydanlarda fahişe kıyafetiyle dolaşması caiz görülemez. Tecavüzcülere lanet olsun ama onları tahrik edenlere lanet edilsin”. Erkeklerin, kadına yönelik işledikleri tecavüz ve cinayet suçlarından “tahrik” indirimiyle az bir cezayla, hatta bazen ceza almadan, kurtulduğu bir ülkede bir tecavüz vakasının gerekçesi olarak kadının kıyafetinin gösterilerek erkeği “tahrik” ettiğinin iddia edilmesi ve bu görüşlerin medya aracılığıyla yaygınlaştırılmasının ne kadar vahim ve endişe verici olduğu açık… Namusu, kadınların bedenleri, kıyafetleri ve hareketleri üzerinden tanımlayan bu cinsiyetçi zihniyet ve buradaki tezahürü, kadınları “iffet” ve “hayâ” üzerinden belirlenmiş normatif sınırlar içine davet edip, bu davete icap etmeyenleri aşağılarken, kadınların toplumda maruz kaldığı çok katmanlı ayrımcılık biçimlerini de yeniden üretiyor. Öte yandan bu zihniyet, kadın düşmanı bir söylem üzerinden ‘makbul olmayan’ kadınların maruz kaldığı her türlü şiddeti üstü kapalı bir şekilde onaylıyor ve teşvik ediyor.

Sayfa: 2  Etiketler: aşağılama, düşmanlaştırma, hakaret, ötekileştirme,

 

Yazara Mesaj Gönder
yorumlar [toplam 0 yorum] yorum yaz
henüz yorum yazılmamış.
 
     
Bu proje Friedrich Naumann Vakfı ve MYMEDIA/Niras tarafından desteklenmektedir. Sitede yer alan görüşler, destekçilerin görüşlerini yansıtmamaktadır.       destekleyen kurumlar
  powered by sinaps iletisim   Hrant Dink Vakfı © 2011. Tüm hakları saklıdır.