ana sayfa
proje hakkında
taranan gazeteler
nefret söylemi
forum
linkler
iletişim
english
         
nefret söylemi türleri
Etnik ve dini kimlikleri yok sayma olumsuz genelleme HakaretAşağılama hakaret abartma/çarpitma/yükleme olumsuz atıf Savaş söylemi düşmanlı tehdit algısı yaratma abartma/yükleme/çarpıtma hedef gösterme ,ötekileştirme (Simgeleştirme) düşmanlaşlık hakaret düşmanlık,hedef gösterme düşamnlık/savaş söylemi değersizleştirme
haber bildirmek istiyorum
Haftalik e-bültene üye olmak için
  bizim seçtiklerimiz  
 
Kadınların Günü ve Tünü
Vahdet 08.03.2016


D. Mehmet Doğan

D. Mehmet Doğan “Kadınların Günü ve Tünü!” başlıklı yazısında, kadınlar ‘günü’ ifadesini gece anlamına gelen ‘tünü’ ile değiştirerek, modernliğin kadına hürriyet verdiği ve yücelttiği fikrine inanmadığını belirtiyor ve bu modernliğin kadını aile yaşamından mahrum bıraktığını iddia ediyor. Geleneksel bağların koruyuculuğunun yıkıldığını iddia eden Doğan, “Modern kesimdeki kadınlar rezalete, safahata mahkûm edildi. Çalışma hayatında kadınlar taciz ve baskı altında. Hani ‘mobing’ diye tesmiye ederek tacizi gözden saklıyorlar ya…” sözleriyle kadınların çalışma hayatında yaşadıkları sorunlardan bahsediyor. Ardından, kadınlara verilen hürriyetlerin de olduğunu söyleyerek, bu hürriyetleri ise şu şekilde sıralıyor: “Eş olmama hürriyeti, anne olmama hürriyeti… Devlet dairelerinde kadınlar çene çalar, örgü örer, arada bir evrakla uğraşırken, çocukları şunun bunun elinde güya ‘yetişir’. Yükselen kadınlar için sistem tek ölçü koymuş: Fizik ve bu fizikten gerektiği şekilde faydalandırma.” Yalnızca devlette değil, özel kesimde de bunun böyle olduğunu iddia eden yazar, iş hayatında kadınlara yönelik ayrımcılığı eleştirmek isterken, kadının kamusal alandaki görünürlüğünü yalnızca bedenleriyle sınırlıyor ve kadın bedenini metalaştıran bu ayrımcı zihniyeti yeniden üretiyor.

Doğan, köşe yazısı boyunca, kadının esas rolünün iş hayatında değil de ailede olabileceğini ve en önemli görevinin ise çocuk yetiştirmek olduğunu iddia eden cinsiyetçi toplumsal normları olumluyor. Aynı zamanda, çalışan kadınlar hakkında ‘iş yerinde çene çalar, örgü örer ancak çocuklarını başkaları yetiştirir’ gibi kadının hem kamusal hem de özel alandaki emeğini görmezden gelen mevcut önyargıları pekiştirerek, çalışan kadınları toplum nezdinde değersizleştiriyor. Yazar böylece ‘makbul kadın’ kriterlerine uymayan kadınları ötekileştiren söylemiyle, kadına karşı psikolojik ve fiziksel şiddetin çok yaygın olduğu Türkiye’de onları iyice savunmasız hale getiriyor.


Sayfa: 3  Etiketler: aşağılama, değersizleştirme, ötekileştirme,

 

Yazara Mesaj Gönder
yorumlar [toplam 0 yorum] yorum yaz
henüz yorum yazılmamış.
 
     
Bu proje Friedrich Naumann Vakfı ve MYMEDIA/Niras tarafından desteklenmektedir. Sitede yer alan görüşler, destekçilerin görüşlerini yansıtmamaktadır.       destekleyen kurumlar
  powered by sinaps iletisim   Hrant Dink Vakfı © 2011. Tüm hakları saklıdır.